akademim

Temmuz 12, 2007

Bizden Beklenen ve Biz…

Kategori: Düşünce Günlüğü — akademim @ 5:06 am

insan-aldandi.jpg

[ Kemal'in yıllardır her taşındığı odasında kendisine eşlik eden vefalı dostu... ]

*

Halimize dair samimi ve  muhasebe  eksenli  sohbete  kayıtsız  kalamadım ve bende kendimce manen bir aynaya bakıp ruh haletimi yokladım. Lütfen nasihatvari sözlerimin hayırhahlık mülahazayla söylendiğini kabul ederek haddi aşmalarımdan dolayı beni bağışlayın.  

 *

Bizlerden beklenenler ve bizim halimiz arasında sıkışıp kaldığımız günlerde ektik ümitsizlik tohumlarını içimize. Ve her aynaya bakışımız bize uçurumlarımızın derinliğini hatırlattı. Asıl problemimiz aynaya bakabilecek kadar olsun kendimize ait vaktimizin olmasıydı belkide . Maalesef bizler bizden beklendiği ve bizim üzerimize kurulan hayallerde olduğu gibi yaşatma sevdalıları ve adanmışlar olamadık. Coğrafya ayırmadan kendimizi dünyaya salıp insanlığın imanını kurtarma yolunda kendimizi unutamadık. Ve Allahtan uzaklaştığımız ölçüde de belalara yaklaştık. Biz onun derdine sahip çıkmayınca, O da bize şahsi dertler yükledi. Biz de bu dertlere önem atfederek, kendi dertlerimiz fasit dairinde kalakaldık. Kendimizden geçemedik, hem de kendimizi aşamadık. Her birimiz ayrı bir noktada takıldık kaldık. Kimimiz istikbal kaygısına düştük, kimimiz evlilik hayallerine kapıldık, kimimizde cennet, ahiret sevdalarında kaybolup ahiretimizi dahi feda edecek aşkınlığa ulaşamadık. Sonunda da ne dünyayı nede O’nu razı edebildik, tabi durum böyle olunca kendi kendimizden iğrenir olduk. Kimimiz ümidin zebunu olarak rehavete kurban gittik, kimimizde ye’sin bataklığında kaybolarak kazanma kuşağında kaybettik. Sahte dertlere sarılıp, hep onlarla teselli olduk. Kalıp savaşmayken nefsimize ağır gelen, gitmeyi ve kurtulmayı istedik ulvi duygular elbisesinde. Aldandık biz aldandık…

 *

Peki, hiç mi ümit yoktu hakkımızda. Elbette vardı, Allah kaldıramayacağımız yükü yüklemeyeceğine dair bizlere söz vermemişmiydi. Belki de her ümitsizliğimiz O’na itimatsızlık manasına gelebilecek bir nezaketsizlikti. Aslında en zoru katlanmaktı ve lütfen yaşamaktı insanlar arasında, ama biz o sabrı gösterme durumundayken hep çocuklar gibi mızıkçılık yaptık ve biz oynamak istemiyoruz dedik…

*

 Bir büyüğümüzün, “ateş düştüğü yeri yakar derler, ateş nereye düşerse düşsün beni de yakar…” dediği gibi düşen ateşler karşısında hep kendi kıvılcımlarımızın zebunu olarak kör yaşadık. Aynı büyüğümüzün, “Mevlana ne olursan ol, yinede gel diyor. Bu asırda kimsenin gelmesini beklemeyin, kim olursa olsun ayağına gidin…” dediği gibi yollara düşüp, kapılara gidemedik.

 *

Şimdi artık insan ve mümin olmanın hakkını vermek üzere O’nun yolunda şahsi dertlerimizden ve arzularımızdan geçerek yollara düşmenin, gönül kapılarını aşındırmanın vakti değil mi? Bizdeki tüm enerjiyi yollarına dökme mevsimi ne zaman gelecek! Bize hazan vurmadan, gençlik mevsimi kışa dönmeden haydi koyulalım yollara dostlar. “Davamdan başkasına dökecek gözyaşım yok” dediği gibi duygusallığımızı da O’na tevci edelim ve yarınlar adına hayırlı bir yâd bırakalım arkamızdan.

.

(Kıymetli dostlar, hiçbir zihni hazırlık yapmadan konunun ilham ettiği şekilde yazdım. Ümit ediyorum muhasebe yapmamıza vesile olarak istifadeli olur. Dua temennisiyle…) 

yeni-2.jpg

16 Yorumlar »

  1. Akademinin Notu:

    Muhterem dostlar “Bizden Beklenen ve Biz…” yazısı bir vesileyle “Aynalar koridorunda…” blogunda not olarak hazırlıksız yazılmıştı. İstifadeye vesile olur duasıyla yalnız iki cümle ekleyerek sizlerle paylaşıyorum. Umarım Ayşe bizden telif hakkı istemez :)

    Kemal

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 12, 2007 @ 5:10 am

  2. Allah razi olsun Kemal Abi. Bir Arap atasozudur: “Soz agizdan cikarsa kulaktan asagi inemez, kalpten cikarsa kalbe erisir.”

    Muhakkak yazdiklarin gonlunun ortasindan caglamis. Ufku daima genisleyen siz dostlarla elele bu yola adanan hayatların sahibi oluruz insallah. Biri geride kalirsa digerleri tutar elinden, kim rehavete kapilirsa batakligindan cekip cikarir onu digerleri…

    Yorum�Yorumlar yazan: Hatice — Temmuz 12, 2007 @ 10:16 am

  3. Bi yerlerden animsiyor gibiyim bu yazilanlari :)

    Allah razi olsun Kemal ve kusura bakma yorum yapmadigim için. Burda yapmak nasip olacakmis demek ki ;)

    Yüreginden çaglayan bu güzel sözler çok dogru. Ama sunu da hesaba katmak gerekir; insanoglu fitrati geregi bencildir.

    Bencillikten kastim su ki;

    Kendini düzeltmedikçe kimseye faydasi dokunmaz. Evet ben “bencilim” çünkü kendime bir sey veremiyor, katamiyor, kendimi gelistiremiyor ve ayni noktada 360° dönüyorsam, ne esraftan nede efraddan birilerine faydam dokunamaz.

    Simdi, yanlis anlasilmasin, bencillik derken paylasim ve bilumum seylerde ki kisitlamadan söz etmiyorum. Ve umuyorum ki bu asikardir.

    Ben önce, kendi nefsan-i cihadi mi tamamlamaliyim, ahiretimi hazirlamaliyim, imanimi saglamlastirmaliyim ve bunlari kader-i mutlak olan ölüm gelene kadar tekrarlamaliyim çünkü ne zaman tamamladigimi düsünürsem katettigim yollarin baslangicina geri dönerim.

    Birde söyle düsünelim;

    eger ki ben rehavete kapiliyorsam, gaflete düsüyorsam, tabir-i caizse “dibe” vuruyorsam, faydali bir insan olabilir miyim?

    Peki, ya bu düsünceler vesvese ise?

    Ve buna benzer binbir türlü soru kolaçan ediyor zihnimin derinliklerinde.

    Bizler aciziz. Kâdir olanda O.
    Baska birsey bilmiyorum, ve bunu biliyor isem eger yine O’nun lutfuyladir.

    Duamdir ya, bize lutfedilen, baskalarinada lutfedilsin.

    Yazamadigim yine bir çok sey…

    ***

    Haticem,

    Paylastigini atasözünde yola çikilip bunu benim seyr-i sülukuma uyarlamak gerekirse, söyle bir düsünceye kapilmadan edemedim : “Söyledigim her kelam agizdan çikiyor ki, daha bi yürege ulasamadim”..

    CIK CIK CIK

    Benim halim vahim

    Psikologa felan mi gitsem ki? :P

    Yorum�Yorumlar yazan: Ayse — Temmuz 12, 2007 @ 1:14 pm

  4. Aysecim,

    Bir yurege ulasip ulasmadigini bilmen imkansiz. O yuzden bu melankolik teorini magmaya gonderiyorum musaadenle :)

    Psikologa gidebilirsin ama, hatta beraber gidelim 17’sinde :P

    Yorum�Yorumlar yazan: Hatice — Temmuz 12, 2007 @ 1:47 pm

  5. Selamun Aleyküm;

    Kemal bu karışık zamanlarda, kelimelerin anlamlarının on takla attırıldığı zamanlarda ve anlamın anlamsızlıkla yer değiştirildiği zamanlarda ihtiyacımız olan şeylerden bahsetmişsin.

    Allah razı olsun… Allah’a emanet olun…

    Yorum�Yorumlar yazan: dogu — Temmuz 12, 2007 @ 8:47 pm

  6. Peki, hiç mi ümit yoktu hakkımızda. Elbette vardı, Allah kaldıramayacağımız yükü yüklemeyeceğine dair bizlere söz vermemişmiydi. Belki de her ümitsizliğimiz O’na itimatsızlık manasına gelebilecek bir nezaketsizlikti. Aslında en zoru katlanmaktı ve lütfen yaşamaktı insanlar arasında, ama biz o sabrı gösterme durumundayken hep çocuklar gibi mızıkçılık yaptık ve biz oynamak istemiyoruz dedik…

    selamün aleyküm.
    doğru söylemişsiniz. güzel bi yazı..gönlünüze sağlık…sanki yukardaki paragrafta kendimi gördüm :(

    sayfanıza dostların bloğundaki bağlantılardan ulaştım…istifade edilmesi gerken bi blog… ve fırsat buldukça gelicem inşalah…

    selam ve dua ile…

    Yorum�Yorumlar yazan: seyyahca — Temmuz 13, 2007 @ 7:59 pm

  7. Tebrikler,çok güzel bir sayfanız var.

    bloglar,spacesler,webler yarışıyor
    http://yarisanwebler.wordpress.com

    Yorum�Yorumlar yazan: yarisanwebler — Temmuz 14, 2007 @ 10:29 am

  8. Kemal abi gerçekten çok güzel, tekrar tekrar dönüp okuyabileceğim ve her seferinde farklı ibretler, nasihatler alabileceğim bir yazı. Gönlüne, kalemine sağlık.

    Yorum�Yorumlar yazan: saliha — Temmuz 14, 2007 @ 11:43 am

  9. evet saliha bende aynı siz gibi düşünüyorum.. arladaşlarla bazen sorunlarımızın, kaynağını konuşuyoruz tartışıyoruzda şöyle derli toplu bir neden bulamıyoruz..bu yazıdan ona mukabil cevaplar buldum…ve arkadaşımla paylaşıcam inşallah..

    Allah razı olsun..

    Yorum�Yorumlar yazan: seyyahca — Temmuz 14, 2007 @ 7:04 pm

  10. Hatice’ye,

    Hatice senin istifadeli notlarına ayrıca bir dershane açsak değecek “Akademi” de. Kıymetli paylaşımlarının devamını bekliyoruz. Dualarına gönülden aminlerimizle mukabele ediyoruz, yağmurdan mahrum kalmamak için yeşillerin arasındayız.
    Bu arada şu psikoloğa gitme fikrini de, psikoloğu çağırma şeklinde değiştirelim, hepimize lazım malum. Gerçi benim yan branşım ama bana pek faydası olmuyor :)

    Selamlar kardeş, kalalım her daim O’nu anan kalplerle ve zihinlerle…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 15, 2007 @ 5:37 am

  11. Selamlar Ayşe,

    Seninle sanki konuşulacak o kadar çok konu var ki, aylarca yazışsak bitmez gibi sürükleyici. Yorumunu burada yayınlaman daha hoş oldu bence. Birde en azıdan telif hakkı istemedin ya o yeter bize.

    Şimdi insanın birşeyler verebilmesi için önce yeter bir seviyeye gelmesi fikrinin tümüyle şeytanın sağdan yaklaşması olduğunu düşünüyorum. Öyle yada böyle bugünlere gelene kadar hepimizin elinden birileri tutmuştur, hangisi tam olarak hazırdı ve bizlere yardım etmeye karar verdi. Bu konuda duyduğum ve hayatımda da defaatle tecrübe ettiğim en ideal ölçü, bir büyüğümüzün dediği gibi “Yaşarken yaşatmak, yaşattığımızdan ötürü yaşamak” ve aynı kurgu içinde diğer versiyonlarınıda düşünebiliriz. Yaşatma azmi insanı canlı tutan yegane iksir. Kendi hayatımda da yaşadığım dönemler itibariyle hadiseyi değerlendirdiğimde, anlatacak sine bulmakta zorlandığımız yurtdışında üniversite hayatımda ki canlılığın onda birine yetişemediğimi rahatlıkla görüyorum.
    Aynı büyüğümüz “yaşamadığınız şeyi anlatmayın” mealindeki ayeti de yorumlarken, yaşamak ayrı bir sorumluluktur, anlatmak ayrı şeklinde tefsir ediyor ve ekliyor, ayeti yaşamıyorsanız anlatmayın şeklinde anlamamak lazım, anlatıyorsunuz bari yaşayın şeklinde yaklaşmak lazım diyor (Kur’andan İdrake Yansıyanlar).
    Düşüncelerinin kesinlikle vesvese olduğu tahminine katılıyorum. Ümit bizim en mühim mesleklerimizden bir tanesi malumun. Bizi zaten hiçbir ibadetimiz ve yaşayışımız kurtaramaz, bizi yalnız Allahın rahmeti kurtarabilir. Bu rahmeti celbedense niyetimizdir. Biz O’nun adına yollara düşer ve O’nun niyetine kelimelerimizi, duygularımızı sarfedersek, O’da bizi mahcup etmeyecek ve yüzümüzün yere bakmasına müsade etmeyecektir inşallah.
    Sair her nevi konuda düşünen bir zihinle paylaşım benim için büyük bir talih, her zaman her konuda kelimelerle konuşmak için kapımız açık Ayşecik.

    Kazanma kuşağında kaybetmeme ve hep ümit soluklama dusıyla…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 15, 2007 @ 6:12 am

  12. Selamlar Doğu,

    Yoğun olduğunu bildiğim bir dönemde dahi bizi yalnız bırakmıyorsun, sagolasın kardeş. Aslında kelimeleri anlamlı kılan okuyanın haline Allah’ın izni ile tesir etmesi durumudur. Çok yazıldı, yazılacak ama bizi müsbete sevk ettiği ölçüde terazide ağır gelecek. Ümit ederim ben başta olmak üzere hepimize bir muhasebe soluğu aldırmıştır.

    Hayırlar, bereketler…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 15, 2007 @ 6:16 am

  13. Seyyahca hoşgeldin,

    Herkesin yaprak yaprak tatile döküldüğü bir mevsimde “Akademi” hayırlı bir dost daha kazandı inşallah. Tanışdığımıza memnun oldum, hayırlar getirdiniz. Arkadaşlarınızı sanal ortamda tanıdığım için sizide tanıyor kabul edebilirim kendimi bir ölçüde. Her zaman Akademinizin kapıları sizlere açık, her gelen dosta defaatle dediğim gibi, her daim katkılarınızı ve eleştirilerinizi bekleriz. Niyetimiz dostların kemalatına faydalı olacak bir meclise hizmetkarlık yapma gayretinde olmak.
    Saliha’ya yazdığın notta aslında hep başından beri söylemeye çalıştığım bir ızdırabımın ikizini buldum. Dertlerimiz bir; insanız, handikaplarımız bir. Gelin o dostlar meclisini genişletelim ve müzmin dertlerimize neşter vuralım. Örnegin dostlarınızla bahsettiğiniz konulara getirilen çözümlerden istifade etmeyi ve eğer Allah murad buyurursa katkıda bulunmayı çok isterim.

    “Akademi” ye yeni vefadarı hayırlı olsun, buyurunuz efendim…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 15, 2007 @ 6:27 am

  14. Selamlar Saliha,

    Senin bu içten yorumların beni çok motive ediyor, aman sen bizi bırakma, şevkim kanatlandı yine. Ümit ederim yazarının niyetine kendini ifade etme bahtsızlığı sızmamıştır. Benim sizlerden ricam farklı aynalara da baksak benzer resimler görüyoruz, haydi bu resmi O’nun istediği bir şekle sokma yolunda birbirimize omuz verelim. Yani sıkıntılarımızı kendi içinde yaşama halinin çözümsüzlük yanından sıyrılarak paylaşalım. Ve hayırlara beraber koşalım.

    Niyette ve amelde O’na müteveccih gönüller olma duasıyla…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 15, 2007 @ 6:35 am

  15. Allah razı olsun akademi. veciz sözleriniz için çok teşekkür ederim….layık olabilmeyi isterim….bu bloglarda huzur var..insanın nette huzuru yakalayabilmesi ender görülen birşey. e dostların niyetleri halis olunca, akisleri yürekleri boyluyor böyle .) ..ben burda mutluyum, vesselam…

    En güzele emanetsiniz…

    Yorum�Yorumlar yazan: seyyahca — Temmuz 15, 2007 @ 10:10 am

  16. Kemal,

    gecikmis vefa, vefasizliktan iyidir desturuyla yaziyorum :) )))

    aklima söyle birsey takildi.
    yasayisla bile örnek teskil etmiyorsan?
    dini emareler neyi gerektiriyorsa yapiyorsun ama sonuç yine ayni?!
    ben bunu tek birseye bagliyorum..
    ne anlatmakla ne de yasamanin getirisiyle.
    bu isler Allah’in rahmetiyle.

    Canim Annecigimin ara ara bana anlattigi bir kissa vardir, sizlerle de paylasmak isterim;

    Allah-ü Teâlâ gece meleklere rahmetini yükleyip onlara söyle der :
    -”Hangi kullarim uykularini bölüp beni zikrediyor, bana secde ediyor, benden dileniyor ise, onlara rahmetimi serpistirin” ..
    Melekler cevaben söyle diyor :
    -”Ya Râbbi! Hiç bi kulun kalkmamis bu gece seni zikretmeye..”
    Mevlâ c.c. ise :
    -”O zaman, rahmetimi kâfir olan kullarimin üzerine yagdirin”

    Ve bundan dolayidir ki, az az, dönüs yapan insanlari görüyoruz, kâfir iken müslüman olan, müslüman adi altinda iken, yasayisini müslüman yapan, vs..

    Demem o ki; seni beni vesile kilan Cenab-i Hâk, gene herseyi kendi rahmetiyle yapiyor. Eger o lutfederse..

    Biz yasamasini bilelim, niyeti saglam tutalim, unutmayin hersey Allah c.c. rizasi içindir.
    Niyet ettim Allah c.c. rizasi için…

    Yorum�Yorumlar yazan: Ayse — Temmuz 21, 2007 @ 11:49 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.