akademim

Temmuz 7, 2007

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

Kategori: Sinema Akademim — akademim @ 8:29 pm

karbuzgemisi.jpg

 

Yapım, İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film, 52. San Sebastian Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü, 26. Montpellier Film Festivali’nde En İyi Film ödüllerine layık görüldü.

Recep ve Mehmet 60′lı yıllarda Tepecik adlı bir köyde yaşayan iki kafadardır. Yaz aylarını herkes gibi aylak aylak geçirmemek için yakındaki kasabada çıraklık yaparlar. Recep bir karpuzcunun, Mehmet ise bir berberin yanında çalışır. Hayat hep böyle mi geçecektir, bir karpuzcu ve berber olma uğruna çalışmayla? İki çocuğun ufku ne o köye ne de kasabaya sığmayacak kadar geniştir. Boş kalan tüm zamanlarını terkedilmiş bir ahırda film projeksiyon makinesi yapmaya çalışarak geçirirler. Kimsenin umursamadığı bu uğraşlarında tek bir destekçileri vardır, köyün delisi Ömer.

 

Ahmet Uluçay’ın ilk uzun metrajlı filmi “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” . Yönetmen, 1954 Kütahya, Tepecik Köyü doğumlu. Bir kış akşamı köy ilkokuluna seyyar bir sinemacı geliyor. Köyde henüz elektrik yok. Bir motopompa monte edilmiş jeneratörün ürettiği elektrikle çalışan makineyle film gösterimi yapılıyor. Karanlık köyde sinemanın etkisi farklı oluyor. Gösterim sonrası salondaki çocuklardan birinin yaşamı değişiyor. O gün, aklını ve gönlünü sinemaya kaptıran çocuk büyüyor ve Ahmet Uluçay oluyor. Halen Tepecik köyünde yaşamını sürdüren Uluçay’ın, ilki 94′te olmak üzere yazıp yönettiği ve gösterildiği festivallerde birçok ödül kazanmış dokuz kısa filmi var. Oyuncu kadrosunun tümünü amatör isimlerin oluşturduğu yapım, dijital kamerayla çekildikten sonra 35 mm sinema filmine aktarılmış.

   

Naif, hüzünlü ama umut dolu, sıcacık filme ismini, sinema sevdalısı küçük Recep’in ustası Karpuzcu Kemal’in kullandığı deyim veriyor. Bıçkın ve şanssız adamın, ‘olmayacak şeylere umut bağlamak’ anlamında kullandığı “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”ın altında daha birçok şey gizli. Unutulmuşluk, bir başınalık, çaresizlik, çıkışsızlık. Yine de umutları var Recep ile Mehmet’in. Kentlileşme arzuları var. Her akşam üstü yenik, boynu bükük döndükleri köylerinden ertesi sabah kasabaya daha güçlü yollanıyorlar. Köyde geçirdikleri gece, onları besliyor. Çünkü film makineleriyle; sinemayla uğraşıyorlar. Resimleri hareket ettirmek için ölmüş dedesinden medet umuyor Recep. Bir de kasabadaki aşkı Nihal onu sevsin istiyor. Kıza delicesine aşık. Sinema sevdası ve Nihal ayakta tutuyor onu; ümidini kaybetmemesinin nedenleri bu iki değerli şey. Köyde sinemanın adı ‘Gımıldak’. Sözcük yerel ağızda hareketli anlamı taşıyor. Köydeki diğer çocuklar, kahramanlarımızı ‘Gımıldakçılar’ diye çağırıyor. ‘Gımıldakçılar’, hiçbir zaman kaybetmeyecekleri sinemasal hayalleri ile yaşıyorlar ve inanıyorlar ki, ‘karpuz kabuğundan gemi yapılır’.

Beckett’in dediği gibi, “Hep denemek, hep yenilmek. Olsun, yine denemek, yine yenilmek, daha iyi yenilmek…”

 

 

9 Yorumlar »

  1. Gecen yaz izlemistim bu filmi. Bitisini pek begenmesemde yine de guzeldi. Tesekkurler tekrar hatirlattiginiz icin.

    Yorum�Yorumlar yazan: Hureyre — Temmuz 7, 2007 @ 11:41 pm

  2. İşte benim favori filmlerimden birisi.Keşke tekrar izleme fırsatım olsa.En kısa zamanda tekrar izleyeceğim.Çok sade,popülerite kaygısı olmayan sıcacık bir film.Teşekküler Akademi bizimle bu güzelliği paylaştığınız için.Muhabbetle.

    Yorum�Yorumlar yazan: Suskun — Temmuz 8, 2007 @ 10:10 am

  3. Selamlar Hureyre,

    Seni takip ediyor olmama rağmen “Akademi Dostları”na eklemediğimden dolayı kusurumuzu bağışla, gözümüzden kaçmış. Seninde kadim Akademi takipçisi olman bizim açımızdan memnuniyet verici. Ziyaretlerinin ve katkılarının devamını dileriz.
    Filmin sonu hakkında yaptığın yoruma başlarda bende katılıyordum fakat sonra şunu düşündüm. Filmin sadeliği, yalınlığı ve farklılığı sonunada yansımış hakkında. Çoğumuz sinema hakkında hep klişe kanaatlere ve beklentilere sahibizdir. Bu filmin de sonu kendi gibi iddiasız. Bu açıdan bakınca daha bir hoşuma gitti.

    Selamlar, güzellikler…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 9, 2007 @ 1:55 am

  4. Suskun’a,

    Bir haftalık ayrılığıma rağmen sizler tarafından Akademinin günlük takip edildiğini bilmek çok hoş. Senin katkı yaptığın sitelerden biri de kuşkusuz Akademim. Örneğin bu filmide sen hatırlatmıştın bizlere. Sinema ve diğer konularda katkılarının ve hatırlatmalarının devamını bekliyoruz. Bu arada yazıların yayınlanmasında senden teknik destek alma sözünü de unutmadık. :)

    Selamlar kardeş, senin mekanın açılışını hasretle bekliyoruz…

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 9, 2007 @ 1:59 am

  5. @Akademi,o konuyla ilgileniyorum.En iyisini karşılaşılabilecek sorun ve çözümleriyle beraber bulmaya çalışıyorum.içiniz rahat olsun.Aklımda emin olun.Muhabbetle

    Yorum�Yorumlar yazan: Suskun — Temmuz 9, 2007 @ 10:35 am

  6. şimdi bu filmi çok merak ettim ya hu :)
    itiraf etmeliyim ki favori filmlerimi burda paylaşsam bütün karizmayı çizdiririm heralde ;)

    Yorum�Yorumlar yazan: serefraz — Temmuz 9, 2007 @ 8:57 pm

  7. @Serefraz,sizi tekrar blog aleminde görmek güzel.inşallah sayfanızı güncelleyebilirsiniz en kısa zamanda. :) Muhabbetle.

    Yorum�Yorumlar yazan: Suskun — Temmuz 9, 2007 @ 10:40 pm

  8. Suskun,
    300 ün üstünde fotoğraf çekmişim tatilde,
    fotoğrafları düzenleyip yayınlamaya başlayacağım inş.
    ancak öyle kareler var ki altına ne yazsam boş özellikle de portreler…
    İlginize teşekkürler :)

    Yorum�Yorumlar yazan: serefraz — Temmuz 9, 2007 @ 10:51 pm

  9. Bereketli geçmiş anlaşılan.Paylaşımlarınızı bekliyoruz.Merak ettim şimdiden.Yarışma içinde birşeyler çıkmıştır inşallah.Muhabbetle

    Yorum�Yorumlar yazan: Suskun — Temmuz 9, 2007 @ 11:10 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.