akademim

Haziran 15, 2007

Bizim Çocuklarımız…

Kategori: Çocukça — akademim @ 6:15 pm

bizim-cocuklarimiz2.jpg

Bizim çocuklarımız onlar…

Bu fotoğraf, Erzurum’un Korucuk Köyünde camiden çıkan kız çocuklarının samimiyetlerinin bir remzi olarak kayda geçmiştir.

7 Yorumlar »

  1. selamlar,
    bunlardan etkilenmemek mümkün değil.
    Özellikle öndeki fıstığın bakışları müthiş:))
    Arkadakinin baş örtüsünü kavramasını da iyi yakalamışsınız.
    Bu tarz bizden küçük objeleri! çekerken de onların hizasından çekmemiz daha fotoğrafik olur , tabi niyetiniz onların küçüklüğüne vurgu yapmaksa böyle çekmekte faide var.
    Fotoğrafları yolladığınıza pişman etmemişimdir inş.:))
    Yeni fotoğraflarınızı ve benimkilerede yorumlarınızı bekliyorum:))
    İyi çalışmalar…

    Yorum�Yorumlar yazan: serefraz — Haziran 19, 2007 @ 9:04 am

  2. Ayşegül Abla bizide çek…

    Sizdende en kısa zamanda yeni fotoğraflar bekliyoruz “akademimize”….

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Haziran 20, 2007 @ 4:59 am

  3. Çok şekerler, maaşallah. Ben de böyleydim bir zamanlar… Aaah ah!

    Yorum�Yorumlar yazan: saliha — Haziran 27, 2007 @ 11:51 am

  4. harika bir kare.birden kendi küçüklüğüm geldi aklıma.. o zamanlar ailemin görevi dolayısıyle köydeydik… köy camisine kursa giderdim..yarışlar yapardık..en büyük sureleri ilk kim ezberliycek diye. bir iddia bir heves :) ..kışın o karın altında köy yolları malum.. oturduğumuz lojman da köyden uzaktaydı biraz.köy okulları köyün dışında olur…kaya düşe camiye giderdim. cami soğuk olurdu..okuduğumuz surelerle, öğrendiğimiz ilimle ısınırdık.ısıtırdık birbirimizi..ne hevesti.. başımda kocaman bi eşarp ve kocaman bi çatal iğne…hey allahım :) bu çocuklar kadar masummuydum acaba… !

    Yorum�Yorumlar yazan: seyyahca — Temmuz 14, 2007 @ 10:02 am

  5. Saliha’ya,

    Nihayet benim en lezzet aldığım fotoğraflarımdan biri olan bu fotoğraftan keyif alan dostlarla karşılaştım. O kadar saflar ve o kadar güzeller ki, Allah’ım alsam içime soksam diyorum her baktığımda.
    Dünyada hala böyle içten samimi kareler kaldı mı diye hayıflananlar bizim topraklarımıza gelsinler görsünler. Bu arada Hacice de benim favorilerim arasına girdi. Birde benim minnacık bir yaşındaki yeğenim Fatmanur’um var. Aman lütfen sizlerde kardeşlerinize bu amatör güzellikleri yaşatın. “Steril Nesiller” olma talihsizliğine düşmelerine izin vermeyin. Eteklerine basa basa caminin yolunu tutsunlar, başörtülerini toza düşürerek eve ağlayarak gelsinler vesselam…
    Aaah ah!

    Güzel nesiller güzel yuvalarda, güzel vatanlarda büyüyorlar. Allah bizlere de güzel nesillere sahip olmayı ve sahip olduğumuz güzellikleri fark etmeyi nasip etsin.

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 21, 2007 @ 7:00 am

  6. Selamlar Seyyahca,

    Bu blogda bazen bıraktığın nota bir kaç hafta sonra cevap bulduğunda şaşırma ve lütfen bize karşı hüsn-ü zannın kırılmasın. Bazen ben bu muhterem insanlara nasıl cevap yazayım diye karın sancısı çekiyorum. Samimiyetiniz karşısında söylenek sözüm yok ama nezaket gereği cevaplıyorum.
    Harika bir yorum…Branşımla da ilgili olarak ülkemin her karesine ayrı ilgi duydum ve iki defa uzun Türkiye gezisi yapmak nasip oldu. Onlarca köy ziyareti yaptım ve bolca kelime ve görüntü fotoğrafladım ama hayatımın tümünü şehirde geçirmiş bir insan olmanın hep buruk bir hissiyatını taşıdım. Benim kanaatimcde köy hayatı olan insanlar çok talihli ve ileriki yaşamlarında daha avantajlılar. Senin nefis yorumunu okuyunca bir defa daha bu eksikliği kendimde hissettim ve ya bu güzelliğe sahip dostlar neden bu talihlerini yazıya dökmezler diye hayıflandim. Sizden rica ediyorum bu konuyu gündeminize alın.”köy okulları köyün dışında olur…” buram buram tecrübe kokuyor, “başımda kocaman bi eşarp ve kocaman bi çatal iğne…hey allahım” ihlasın ibr kokusu var mıdır bilinmez ama varsa böyle birşey olurdu herhalde.

    Samimiyetle yoğrulmuş O’nu hatırlatan hatıralarının devamını bekliyoruz.

    Yorum�Yorumlar yazan: akademim — Temmuz 21, 2007 @ 7:20 am

  7. Selam Kemal abi…

    Yazdığınız yoruma belki sayfalarca yorum yazabilirim.bam teli meselesi… :)

    Mevla setreyliyor hatalarımızı ki sizler böyle güzel karşılıyorsunuz..mahcup olmamak elde değil..

    Yorumu okurken gözlerim doldu ben öyle kolay ağlayabilen bi insan değilim malesef.şöyle bi geriye gittim. Eski hallerim geldi aklıma…ihlas benim yanımdan geçmiyor..öyle olsaydı neler olurdu..kıvranıp durmazdım manen… ama o zaman ki saflığım aklıma geliyorda bazen utanıyorum çok mahcup oluyorum..neden büyüdükçe samimiyetimizi yitiriyoruz,illede bozulmak zorunda mıyız? diye..

    Yorum yazarken aynen bende o sancıları çekiyorum..serefrazın yazısıda öyleydi ya..imtina ettiğini yazmış… herkes öyle ince ki… insan gerçekten de kelebeğin kanadına dokunur gibi hissediyor kendisini sizlere yorum yazarken.

    Cevapların gecikme konusuna gelince sizi anlıyorum..bende aynı sancıyı çekenlerdenim…Niyetimiz hüsn-ü zan üzere olmak, Mevla bizi muhafaza buyurursa.. Endişeniz olmasın.

    Yazı yazamadığımı bir diğer yorumumda dile getirmiştim. Yazsamda hiç edebi olmaz herhalde.kelimelere anlamlara ve yazanlara haksızlık etmek istemem.Bazen deniyorum “ey yazılar hadi içimdekilere tercüman olun :) ” diye ama yok hiç beğenmiyorum sonra.en fazla yaptığım şey benim için önemli olan bazı günlerimi yazıya günlük gibi aktarmak..o da çok nadir yaptığım birşey…işe yarar hale gelebilmek için demircinin bizi ısıtıp daha çok dövmesi lazım anlaşılan..o yüzden ben izlemedeyim ;) …buyrun sizler bu güzel gönüllerinizin akislerini yazılarınıza yansıtın.

    Mevla niyetlerimizi halis kılsın..

    Baki muhabbetle.

    Yorum�Yorumlar yazan: seyyahca — Temmuz 21, 2007 @ 8:51 am


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.