“Farklı olma” felsefesi ne de meşur oldu günümüzde… Tekstil sektöründen mobiya sektörüne onlarca alanda insanların bu talebini karşılamak için iş sahipleri hummalı bir çaba ortaya koyuyor. Yalnız eşya sektörüne mi yansımış acaba bu ilgimiz? Yazarlarımızda farklı bir söz söyleme telaşına düşmüş O’nu anlatma telaşı yerine.
Acaba bu kadar farklı olma çabası içinde ömür tüketen insanlar arasında sıradan insanların farklı kaldığını farkında mıyız?
Bu fotoğraf, sıradan görünümlerinin ardında yaşadıkları sıradışılığın farkedilmediği insanları hatırlattı bana. Fotograftaki amcamız bir tesbih satıcısı. İmkanlarının mahdut olması bir yana, üzerindeki balık sırtı ceketi, el örmesi olduğunu tahmin edebileceğimiz süveteriyle beyefendi bir duruşla hayata onurlu bakıyor. Ve farkedilme telaşından azade keyifle çayını yudumluyor…
Ne dersiniz biz de acaba zaman zaman yetinmek mümkünken himmetimizi boşa harcıyor ve asli işimizden uzaklaşıyor olabilir miyiz?


